Umut heybesi…

Yapılan hataların, hiçbir zaman tek taraflı olduğunu düşünmüyorum kendi adıma. Ortada bir hata, bir huzursuzluk, bir anlaşmazlık varsa bu iki muhatabın etkileşiminden ortaya çıkmıştır kesinlikle.

Yazılarımda kendimi daha iyi ifade ettiğimi söylemiştim ya her zaman! Ama sözle de olsa yazarak da olsa anlatmaya çalıştığımız şeylerin karşımızdakilerin anlayabileceği kadar olduğunu asla unutmamalıyız. Sonucunu düşünmeden çıkılan yolların, atılan adımların geri dönüşü sıkıntılı oluyor hep. Karşısındakinin içinde bulunduğu ruh halini göz ardı ederek, sadece kendi penceresinden olaylara bakan insanları anlayamıyorum. Onun için empati yapmanın önemini her ortamda dile getiriyorum.

Gökten zembille inmişler, sütten çıkma ak kaşıklar, sırf her şey istedikleri gibi olmuyor diye sizi yargısızca infaz edip, kaleminizi kırarak ya müebbede ya idama mahkum ediyorlar. Benim sitemim bu empatiden ve anlayıştan uzak insanlara sadece. İçinde bulunduğu şartlara bakmadan gözünü hep Kaf dağına diken insanlar kadar tehlikeli ne olabilir ki! Yetinmeyi bilmeyen, sabırdan haz etmeyen, her şeyin en iyisini, en güzelini, en pahalısını isteyen, alışkanlıklarından asla vazgeçmeyen, sürekli keşkeleri ile yaşayan ve kendi altında olup da kendi sahip olduklarının maalesef zerresine dahi ulaşamayan milyar insandan habersiz nankörlere benim kızgınlığım…

Olmayacak bir duaya amin dediğiniz de yapmış oluyorsunuz hataların en büyüğünü zaten. Bazen kör oluyor insan yaşadığı duyguların yoğunluğundan. Evet çok kötü şeyler yaşamış olabiliriz hayatta ama her zaman bir düzeltme şansımız olabilir. Düşmez kalkmaz, hatasız, kusursuz noksansız sadece Yüce Allah netice itibarı ile. Eğer düzeltemiyorsak ya da olmuyorsa kendimize hemen yeni bir yol çizmeyi denemeliyiz. Bunları ifade ederken sizlere tavsiye ederken tabi ki iğneyi kendime de batırıyorum. Sizin imkanlarınız ve sunacağınız şartlarınız karşınızdakinin hoşuna gitmediği ve bunu yüksek sesle dile getirdiğinde başlıyor zaten asıl huzursuzluklar, sorunlar, kavgalar, gürültüler! Garip olan; sonuçta her zaman olduğu gibi yaşananların tek sorumlusunun siz olması, sanki hayatı tek başına yaşıyormuşsunuz gibi…

Kıymetli dostlar yaşananların, her şeyin kader çerçevesin de yaşandığı da muhakkak. Neden her zaman kötü, yanlış, anlayışsız, yalancı olan taraf ben oluyorum diye soruyorsunuz kendinize eminim. Madem kader çerçevesinde yaşanılıyor her şey! O halde yaşananların üç sorumlusu olması gerekmiyor mu? Siz, muhatabınız olan her şey herkes ve de baş aktör kader!

İnsanın umutlarının bittiği anlar vardır ya! Karşınızdaki insanın her kötü şeyi size isnat ettiği zamanlardır o anlar. İşte o noktadan sonra ne yapacağınızı bilemez olursunuz. Sağlığınızı her şeyin önüne koymanız gerekirken o bile gelmez içinizden. Üzülerek görürsünüz ki, heybeniz delikmiş, ne kadar yama yapsanız da dikiş tutmaz o saatten sonra. Biriktirdiğiniz her güzel şeyin düştüğünü görürsünüz tek tek o delikten. Sonunda elinizde kalan ise bir çaresizlik girdabı olur…

Bu girdaba kapılmamak için, bazı şeyler bitmesi gerekiyorsa bitmeli, bazı yerlere gidilmesi gerekiyorsa gidilmeli bence! Eğer bu kadar sıkıntı veriyorsa nefes alamadığınızı iddia ediyorsanız, bu kadar memnun değilseniz yaşadıklarınızdan, ortamınızdan! Amaların arkası kesilmiyor, sonrası hep gözyaşı, hep hüzünse, hep kavga, hep gürültü ise ve her zaman keşkeler pişmanlıklar ısrarla dile getiriliyorsa da BİTMELİ… Sonunda nefret olacaksa zaten hemen BİTMELİ… Her şeyde bir karşılık bekleniyorsa hiç uzatılmadan anında BİTMELİ…Yüzümüz hiç gülmüyorsa, zindana benzetiliyorsa ortamınız artık lütfen BİTMELİ…Sonu olmayan bir yolsa ve bunu net bir şekilde görüyor her zaman dile getiriyorsanız ne olur BİTMELİ! Yani işin özeti dostlar; umut kalmamışsa heybenizde BİTMELİ ve mutlaka GİDİLMELİ…

Sen yoksan hiç bir şey yoktur aslında!

DEĞERLİ olan sensin SEN, bunu asla UNUTMA…

Ves-selam…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Kökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep'in Habercisi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep'in Habercisi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep'in Habercisi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep'in Habercisi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep'in Habercisi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 461 99 27
Reklam bilgi

Anket Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu yarı final maçını kim kazanacak ?