Son Dakika Haberleri

Engelli maaşı

ATM'nin başından tam ayrılıyordum ki arkamdan birisi seslendi. Hava yağmurlu ve sisli rüzgar acayip esiyor, sokaklar göle dönmüştü.

Sisten göz gözü görmüyordu, arkama durup baktım ;seslenen tekerlekli sandalyede oturan yaşlı bir teyze...

Yağmurdan acayip ıslanmıştım bir de rüzgar ki sormayın gitsin. Bir an önce otobüse yetişip binme telaşındayım…

“Buyur Teyze, beni mi çağırdınız? ” dedim.

Üşüyen titrek eliyle kartını uzattı bana; “Şu Maaşımı çekebilir misin evladım ben anlamıyom bu işten "dedi.

Teyzenin o haline içim parçalandı. Kartı aldım, hazneye ittim. Şifresini bilmiyordum, yaşlı teyzeye döndüm. Gözlerini bana dikmiş, beni izliyor heyecanla beni bekliyordu;

“Teyze şifre soruyor, biliyor musun şifreni dedim. “Tabiki biliyorum oğlum. " dedi gülümsedim; bilmediğini düşünmüştüm aslında...

“Şifren nedir Teyze dedim?” 1938 evladım dedi. Maşallah dedim içimden, bu yaşta bu hafıza. Şifreyi yazıp ekrana baktım 723,04 lira var hesabında. Anladım ki engelli aylığı alıyor. Üzüldüm o vakit.

Öteden beri bu halkın mağduriyeti beni hep üzerdi. Teyzeye ayrı bir ilgi ve sevgi duymamı sağladı bu durum.

“Teyze beni tanıyor musun? ” diye sordum. “Hayır.” dedi kısaca. “O zaman neden güvenip de şifreni söyledin bana teyze? Ya alıp kaçsaydım paranı… “ Teyze birden oturduğu sandalyeden dikleşti, ciddileşti. O zor durumda olan kendisi değildi sanki..

Yağmurun ıslattığı güzel tonton yanaklarını şöyle bir sildi nemli gözleriyle bana baktı. "Sen öyle birşey yapacak birisine benzemiyorsun evladım." dedi gülümseyerek o gülümsemesi insanlara güvendiğinin göstergesiydi adeta.

Kaldığı zor durumdan değildi güveni hayvanları sevmesindendi belli ki yanındaki sadık köpeği bunun belirtisiydi. Hayvan sevmeyen birisi nasıl insanlara güvenebilirdi ki...

Az önce nemli gözleriyle bana güvenerek bakan teyzeye kimin kimsen yokmu diye sordum. Sormaz olsaydım hayırsız evlatları kadına bakmıyorlarmış...

Üzüldüm anlattıklarına bana gözlerinin içi gülerek dudakları tekrardan gülümseyerek üzülme evladım beni terk etmeyen dostum var. Yanımdan hiç ayrılmayan köpeğim, adı şeker dedi.

Hoş sohbetini ve kendisini çok sevmiştim. Yağmur rüzgar otobüs aklımın ucundan bile geçmiyordu artık. Teyzenin bakışları içimi ısıtıyordu. Makina parayı sayarken muhabbeti biraz daha sürdürmek istedim; “

Teyze Senin para yatmamış, hesabında para yok.” dedim. Cevabına bayıldım evet evet hep öyle derler zaten evladım dedi.

Bizim yaşlı teyze bayağı uyanık çok zeki idi. Öyle bir güldürdü ki beni, adeta güneş doğmuştu şehre o güzel espirisiyle. Üşüyen ellerini ovuşturdu, kendi kendisini ısıtıyordu.

Sonra yanında bulunan köpeğine sende üşüyor musun şeker dedi. Parasını çekip verdim teyzenin göz göze geldik. Derin halkalı yorgun nemli gözler ışıl ışıldı.O yağmurlu rüzgarlı havada nasıl oracıkta bırakıp gidebilirdim yaşlı kadını...

Hemen yoldan geçen bir taksiyi durdurup bindik beraberce. Yaşlı teyzeyi evine götürdüm, arabandan indik ev dıştan bakınca harabe dökülüyor inmesemiydim dedim kendi kendime. Neyse çıkarttım teyzeyi evine bir soba birde somya ...

Tarifi imkansız bir acı kapladı içimi ,oracıkta yıkılmıştım.Kendi annemi hatırladım bir an için oracıktan çıkmalıydım bir an önce, her kaldığım saniye çok kötü oluyordum. Telefon numaramı yazdım teyzenin telefonuna. Ne zaman ihtiyacın olursa arayabilirsin ben senin oğlunum dedim.

Cüzdandan çıkarttığı bir ellilik banknotu mahcup bir edayla bana uzattı; “Bu ne dedim.” merakla. “O kadar benim için bu soğukta uğraştın zamanını harcadın evime kadar getirdin evlât, sana ufak bir hediyem olmasın mı? “ İşte buna dayanamadım.

O anda saçlarımdan akan yağmur damlaları kurtardı beni. Yoksa durup dururken gözyaşlarımı görecekti. Teyzenin ellerinden öpüp parayı avuçlarına sıkıştırdım. Oradan Koşar adımlarla uzaklaştım, iki dakika daha kalamazdım orada.

Çok kötü olmuştum ,gözlerim kararmış başım dönüyordu bayılmak üzereydim. Arada teyzenin yanına gidiyorum ihtiyaçlarını karşılıyorum evini restore ettirdim onun duasıyla işlerim daha bir yoluna girdi diyebilirim.

Yaşlılarımıza engellilerimize lütfen sahip çıkalım, onları yalnızlığa terk etmeyelim. Düşmüş bakıma muhtaç engelli ise LÜTFEN onlara el uzatalım, onlar bizim içimizden bizim insanlarımız..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güngör Ayar Deveci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (532) 212 02 41
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2020 lira olarak açıklandı. Siz bu rakamı yeterli buluyor musunuz ?