Katiller ve kurbanlar

Hayatın evrensel tek gerçeği belirsizliğidir. Boynumuza tasmasını takıp peşinden sürükleyen hayatı, istediğimiz zaman elimize alıp hamur gibi şekillendirdiğimizi zannederek avunuyoruz. Ya da durun durun! Kabul etmeyin bunu. Kimse kimseyi peşinden sürüklemiyor. Aramızda Ebeveyn-Evlat ilişkisi var.

Kuralları ebeveynler koyar, evlatlar oynar ve yine bu evlatların peşinden ebevenyler koşar. Yani kim kimi peşinden sürüklüyor, kim kimi elinde bir hamur gibi şekillendiriyor bilemiyoruz. Ne demiştik, hayat biz planlar yaparken başımızdan geçenlerdir. Şimdi topu size atıyorum; biz hayatı mı yaşıyoruz yoksa kurduğumuz planları mı?

Senaryosu, hiç bilmediğimiz bir zamanda yazılmış bu oyunun, iradesine çok güvenen, kahramanıyken kuralları değiştirebilir miyiz? Kuralları değiştirdiğimizi zannederken aslında oyunu olması gerektiği gibi oynuyor olabilir miyiz?

Benim hayatımsa benim dediğim olacak diyorum. Hayat benim zaten, kimse bunu tartışmaya açmıyor ki! Kafaları karıştıran benim dediklerim; isteklerim, planlarım, çabalarım ve sonuç. Dev bir set koşarcasına akan bir akarsuyu durduramıyor ama ama yavaşlatıyorsa, bizim planlarımız ve inatla verdiğimiz mücadeleler de hayatın başına buyruk akışına müdahale edbilir demektir.

Faturayı kadere kesmeden önümüzdeki yolu istediğimiz tempoda, dilediğimiz yöne bakarak yürüyebiliriz. Yolu kaygan olanların kaygısı ansızın düşmek, yokuş olanların güçsüzlük, dikenli olanların ayağını incitmek… Yollar farklı bu nedenle korkular ,endişeler ve bunların sonucunda planlar ve mücadeleler de farklı. Kimse farklı mücadelelerin sonucunda bayatlaşan aynı yorgunluğu göremiyor. Başkalarının hayatları planlandığı gibi işliyor, kahramanını yormuyor diyerek kendimizi kıyaslamaktan yoruluyor ve günün sonunda zavallı bir kompleksin kucağına düşüyoruz.

Belki de hayat planlandığı gibi işlemiyor, olması gerektiği gibi işliyor ve biz önümüzdeki belizsizliğin verdiği kaygıyı bastırmak için planlamaktan ve diğer hayatlarla aynılaşmaktan vazgeçmiyoruz. Birilerinin çıkıp ben herşeyi biliyorum, birilerinin kadere dört elle sarılıp kabahati üzerinden atması için başka birilerinin çıkıp kadere tüm çabalarıyla müdahale etmeye çalışması gerekiyor. Hayat iki uçta oynayan bu dengelerle kurbanlarını kendisi yaratmış oluyor.

Şimdi diyeceksiniz ki kurban kim? Bence kurban yok ama kabahatli birileri varsa o da bizleriz. Çünkü bu hayatta yapmadıklarımızdan değil yaptıklarımızdan ve yaşadıklarımızdan sorumlu olabiliriz. Eğer bu gün hayatımızda birşeylerin ters gittiğini düşünüyorsak yapmadıklarımıza yada yapamadıklarımıza değil tercihlerimize bakalım. Biz neyi seçtik? Ya da bu sorunun kıyafetlerini çıkarayım, biz altından kalkamayacağımız hangi kararlar verdik, yarına kavuşturamayacağımız kaç plan kurduk ve neler yaşıyoruz. Herşeyin kabahatini kaderin yada hayatın üstüne atıyorsak o zaman daha önce planlanmış bir hayat için mücadele etmemize hiç lüzum yok.

Doğum ve ölüm dışında kararlarını kendi irademizle verdiğimiz hayatımızın kahramanı da katili de biziz. Kendimizi başka şeylerle kandırabiliriz ama her saniye geçmişin raflarına kaldırılmakta olan gerçeklikleri değiştiremeyiz. Değerli okuyucularım hayat hepimize zorlukları farklı ayrı ayrı yollar çizmiş. Biz bizim için zorluğu önceden belirlenmiş bu yolu değiştiremeyiz ama o zorluklarla nasıl ve ne kadar müdahale edebileceğimize biz karar veririz. Fakat kararlarımız beklenmedik rastlantılarla bozulabilir ve biz kendimizi tepetaklak yolun en başında bulabiliriz. Tam da bu noktada bütün kabahati üslenip yolumuza daha sağlam adımlarla devam etmeliyiz. Hayatımız için başkalarını kurban seçmenin bize hiçbir faydası dokunmaz.

Saygılarımla, özgür kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 212 02 41
Reklam bilgi

Anket Size göre Gaziantep pahalı bir şehir mi?