Kadersiz, kader

Destan, köy ağası Yusuf ağanın oğluydu, babası ölünce onun yerini almıştı bütün köy ondan soruluyordu.

Evlilik yaşına gelen destan ağa yanına yakışan birisiyle evlenmek istiyordu.Karşı köyden yaşar ağanın kızına gönlünü kaptırmıştı. Nuran muazzam güzel genç bir kızdı. Talipleri o kadar çoktu, ki anlına destan ağa yazılmıştı.

Nuranı isteden destan ağa adı gibi anlı şanlı dillere destan bir düğün yapıp Sevdiği kızla hayatını birleştirmişti. Mutluydular,malına mal, parasına para katıyor her geçen gün dahada zenginleşiyordu. Karşı köyüde almak istiyordu. Destan ağanın mal hırsı nuranı her ne kadar tedirgin etsede erkeğine karşı gelemiyor saygısızlık edemiyordu.

Nuranın tarif edemediği, anlam veremediği bir sıkıntısı vardı içinde. Bu sıkıntı hamile kalmasıyla biraz olsun hafiflemişti Nereden bilecekti, ki mutluluğu doğum yapacağı gün son bulacaktı. Nuran öyle bir şeye şahit oldu,ki erken doğum yapmasına sebep olmuştu bu olay. Bir kız çocuğu dünyaya getiren Nuran evladını sadece bir defa kucağına almış, kokusunu içine doyasıya bir defa çekmişti. Son nefesinde eşi destan ağaya Kızıma iyi bak, ona benim yokluğumu sakın belli etme, benim sana emanetimdir, emanetime sahip ol diye vasiyet etmişti.

Kızının isminin kader olmasını istiyordu. Kucağında yavrusu hayata gözlerini yuman nuranın küçük bebeği artık annesizdi. Yavrusuyla çaresiz tek başına kalan destan ağanın parası hiçbir işe yaramıyordu ne yazık ki. Küçük kızıyla yalnız kalan destan ağanın aklına, emekli olan güler hemşire geldi. Destan ağa hemen şehre güler hemşirenin gitti durumu anlattı. Güler hemşire. Evlenmiş ama çocuk sahibi olamamıştı. Daha öncede İki tane sahipsiz çocuğun velayetini üstlenmiş onları okutup evlendirmişti. Bunu bilen destan ağa, güler hemşireden kadere bakmasını istedi.

Güler hemşire daha önce köyün sağlık ocağında çalışmıştı tanıyor ve güveniyordu ona. Destan ağa güler hemşireyide alarak birlikte köye geldiler. Anasız kalan küçük yavrucağı bir anne şefkatiyle kucaklayıp bağrına basan güler hemşire kaderin ikinci annesi olmuştu. Ağa kızını gözünden sakınıyordu. Evlenmemiş ömrünü kızına adamıştı. Kader küçüktü ama yetişkin bir insan kadar zeki ve korkusuzdu çifte yüreği vardı sanki, küçük yaşta ata binmesini silah tutmasını öğrenmişti.

Babası kadere, sen erkek olacaktın, ki benim sırtım asla yere gelmezdi diye kadere bir erkeğin yapabileceği herşeyi öğretiyordu. Erkek gibi yiğit, nazlı bir ceylan gibi yetiştiriyordu ağa kızını. Maddi sıkıntı yaşamamış el bebek gül bebek büyümüştü. Güler hemşire kendi evladı gibi bakıyordu kadere, her ne kadar annesinin yokluğunu aratmasada kaderin İçinde doldurulması imkansız bir boşluk vardı. Bu boşluk annesiydi ve hiçbir şey dolduramayacaktı bu boşluğu. Kader büyümüş ilkokul çağına gelmişti. ilkokulu ve ortaokulu köyde okumuştu.

Öğretmenlerinin olmadığı günlerde dersi arkadaşlarına kendisi anlatıyor öğretmenlik yapıyordu. Liseyi şehirde okuması gerekiyordu, kızını erkek gibi yetiştirmiş olsada eşinin emanetine sadık kalmalıydı, öylede yaptı. Kızını ve güler hemşireyide alarak birlikte şehirdeki evlerine yerleştiler. Her zaman olduğu gibi lisede, de başarılı olmuştu kader. Lise bitmiş sıra üniversite, ye gelmişti. Sınavdan yüksek puan alarak istediği bölüme gidebilecekti kader. Kızının hukuk fakültesini okumasını istiyordu destan ağa. Oysa kaderin hayali bambaşkaydı. imkansızlıklar içinde ölen annesi için doktor olmak istiyordu. Babası hukuk fakültesi için ısrar ediyordu.

Tamda o dönemlerde trafik kazası geçiren güler hemşirenin ölümü kaderi derinden etkilemişti. Babasını kıramazdı onun dediğini yaptı hukuk fakültesine kaydoldu. Okulunu birincilikle bitirdi, Kader bir avukatı artık. Destan ağa eşiyle birlikte mezara gömülen sırrını kadere anlatma zamanı'nın geldiğini düşünüyordu. Çünkü vicdan azabı rahat bırakmıyordu onu, kızına anlatmak bir nebzede olsa rahatlamak istiyordu, canından bir parça olan kızı kendisine düşman olacaktı bunu biliyordu. Bir akşam kızını karşısına alarak. Seninle çok önemli bir konu hakkında konuşmak istiyorum kızım dedi.

Kader şaşkın bakışlar içinde seni üzen şey nedir? yıllardır rüyalarında hep sayıkladın, kan ter içinde uyandın bu halin beni çok üzüyor, bir o kadarda korkutuyor sıkıntın nedir babacığım dedi. Tarla için kaderin annesinin amca çocuklarını öldürmüş bir katildi babası. Cinayeti sadece annesi biliyordu. Herşeyi anlatıcam dedi. Anne'nin erken doğum yapmasına ben sebep oldum, bu vicdan azabı yıllardır içimi kurt gibi kemiriyor dedi. Annen cinayet gören ve bilen, tek kişiydi korkudan erken doğum yaptı ve Kan kaybından anneni kaybettim. Onu şehre doktora yetiştiremedim, herşeyin sorumlusu benim Annende sende beni affedin diye göz yaşlarına boğulmuştu.

Kader babasına şaşkın, ve öfkeli gözlerle bakıp derin bir nefes aldı ve dilinden şu sözcükler döküldü. Yaptıkların cezasız kalmamalı, iki kişinin ve annemin ölümüne beni öksüz bırakamana mal hırsın sebep olmuş seni asla affetmeyeceğim dedi. Olayın üzerinden yirmi beş yıl geçmişti. Babası bu olaydan dolayı yargılanamazdı artık. Bunu bilen kader, hukuk fakültesini okumamdaki ısrarını şimdi daha iyi anlıyorum dedi. Babasını çok seviyordu, olayları öğrenene dek ilah gibiydi babası gözünde. Kader babasına bir yabancı olmuştu artık. Aralarına aşılması İmkansız uçurumlar girmişti.

Babasının Öldürdüğü kişilerin çocukları ile beraber büyümüştü, kardeş gibiydi onlarla. Yıllarca beraber oyun oynadığı okula gittiği yediği içtiği ayrı gitmeyen insanlara Hiçbir şey olmamış gibi nasıl davranacak, onlara nasıl benim babam sizin babanızı tarla için öldürmüş bir katil diyebilirdi. İçinden çıkılması zor bir girdaba giren Kader, babasına haksız yere aldığı tarlaları, tarla sahiplerinin çocuklarına, gerçek sahiplerine vermesini istedi.

Babası itiraz etmedi tarlaları sahiplerine vereceğim yeter, ki beni terk etme diye yalvardı kızına, kader babasına nefret kusuyordu. Destan ağa Tarlaları sahiplerine verdi. Eşini, kızını ve vicdan azabı içinde geçirdiği yılların tek sorumlusu olduğu için kendisini asla affetmeyecekti. Kızını kaybetme korkusuyla
yirmi beş yıl gizlemişti cinayeti. Olayları öğrenen kader babasını hayatından silmiş, ayrı eve taşınmıştı babasını ne görmek nede duymak istemiyordu.

Destan ağa adliye kapısında bekledi kızını evine gidemezdi. Çünkü kader, bütün kapılarını kapatmıştı Babasına Seni görmek istemiyorum kara bir gölge gibi dolaşma peşimde benim için bir ölüsün artık diyerek arkasına dönüp bakmadan gitmişti. Buna dayanamayan destan ağa oracıkta kalp krizi geçirerek son nefesini verdi. İçindeki anne özlemi öyle derindiki babasını asla affetmedi, ölüsüne dahi dönüp bakmadı, cenazeye katılmadı. Kader ismi gibi kadersizdi hayat ona ağlarını doğduğu gün örmüş sillesini annesi öldüğü gün vurmuştu. Paranın mutluluk getirmediğini anlayan kader, babasından kalan bütün mirası fakir köylülere dağıttı. Anıları ve üzüntülerini alarak şehri terk etti, hayatına yeni bir sayfa açtı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güngör Ayar Deveci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Gaziantep Markaları

Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (532) 212 02 41
Reklam bilgi

Anket Size göre Gaziantep pahalı bir şehir mi?