Öğrenilmiş çaresizlik                      

Öğrenilmiş çaresizlik kavramını 1965 yılında Martin Seligman adında Amerikalı bir psikoloji profesörü geliştirmiştir.                           

Öğrenilmiş çaresizliği anlatan birçok gözlem ve deney vardır. Bunlardan biri de şudur: Pire olduğu yerden bir hamlede 60 cm yüksekliğe sıçrayabilen bir böcektir. Bu böcek 30 cm derinliğinde üstünde cam kapak bulunan bir kavanoza konur. Kavanoz alttan ısıtılır. Ayağı yanan pire sıçrayarak kurtulmak ister. Ama her seferinde üstteki cama çarparak yere düşer. Sıçramaktan vazgeçer, kaderine razı olur. Kavanozun cam kapağı kaldırılır. Tecrübeli pirenin yanına  yeni bir pire konur. Kavanoz yine alttan ısıtılır. Ayağı yanan yeni pire sıçrar ve kurtulur. Tecrübeli pire sıçramaya teşebbüs bile etmez. Tabanlarının yanması onun kaderidir! Çünkü o çaresizliği öğrenmiştir.           

Yine insanların isteklerini yapmaları amacıyla eğitilen bebek filler bir direğe bağlanır. Hayvan önce kurtulmak için uğraşır. Kurtulamadığını görünce pes eder, denemekten vazgeçer. Büyüyüp kocaman, güçlü bir fil olduğunda tek bir hareketle kurtulabileceği boyunduruktan kurtulmak için hiçbir harekette bulunmaz. Çaresiz olmayı öğrenmiştir bir kere...                            

 İnsanlar için de geçerli olan bu kavram kontrol edemediğimiz çevre ve olaylara maruz kaldığımızda ve ne kadar denesek de durumu değiştiremediğimiz de ortaya çıkar. Çaresizliği kabullenmek demek başımıza gelenlere razı olmak sineye çekmek demektir. Bu da öz güvenimizi yitirmemize sebep olur. Çaresizlik ve öz güvensizlik içinde bocalayan insan değiştirebileceği olaylar karşısında bile pasif bir tutum sergiler. İçine kapanır. Sosyal ortamlardan uzaklaşır. Hatta depresyona girer. Çünkü başarısızlığı içselleştirmiştir. Belki de önümüze çıkan harika fırsatları öğrenilmiş çaresizliklerimiz yüzünden daha hayatımıza alamadan engelliyoruz. Bu çaresizlikler bilinçaltımızı koca bir çöplüğe dönüştürüyor. Peki bu öğrenilmiş çaresizlik denilen tehlikeli ruhsal bunalımla nasıl baş edebiliriz... Bunlardan ilki yani birinci sloganımız;

‘İyimser Yaşam’                                         

Yaşam iyimserlere de kötümserlere de aynı terslikleri, üzüntüleri gösterir. Ancak iyimser bakış açısına sahip olanlar bu durumdan daha az yarayla ve daha kolay kurtulurlar. Daha çabuk ayağa kalkar ve yollarına devam ederler. Esneklikleri sayesinde başka alanlarda başarıyı yakalayabilirler.                                                                   

İkinci sloganımız ise; ‘Asla pes etme!’                                

Belki de öğrenilmiş çaresizlikle savaşımızdaki en güçlü silahımızdır bu slogan... Başımıza her ne gelirse gelsin, ne tür bir zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım asla ama asla pes etmemeyi öğrenmeliyiz. Eğer o pire bir kere daha sıçrasaydı o kavanozdan kurtulabilirdi. Ne demiş Mevlana: “Her şey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın pes etme; çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.” Ne de güzel özetlemiş çaresizlikle mücadeleyi. Defalarca denesek bile hatta olmasa bile mücadeleye devam etmeli gerekirse başka alanlara yönelmeliyiz. Hayat  bir mücadeleden ibaret değil midir zaten. Kazananlar hiç hata yapmayanlar değil, asla pes etmeyenlerdir. Azimli ve sabırlı insan asla pes etmez. Belki birinci denemede başarılı olamaz ama başarılı olana kadar yeniden dener. Ne demiş Mevlana’mız:” Neden duasız bırakıyorsun dilini?                                              

Kapıyı çalmadan açılmasını bekleyenlerden misin yoksa?                                                                         

Kapı açılır... Sen yeter ki vurmayı bil!                                               

Ne zaman? Bilemem!                                                                

Yeter ki o kapıda durmayı bil.                                                

Öğrenilmiş çaresizliklerimizle savaşımızda galip gelmek ümidiyle ve bir başka düşünce denizinde buluşmak dileğiyle...                                            

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Zehra Öztürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Haberleri | Gaziantep Son Dakika Haberleri | Yerel Haberler, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 461 99 27
Reklam bilgi

Anket Size göre Gaziantep pahalı bir şehir mi?