Nefes al, Nefes ol...

  Nefes almak nedir? Sadece ciğerlerimize çektiğimiz oksijeni, nefes yoluyla karbondioksite çevirip geri vermek mi? Evet fiziksel anlamı bu olsa da, ruhsal anlamı çok başkadır.   Hiç fark ettiniz mi ? Ruhsal anlamda oksijen aldığınızı. Beyninize, ruhunuza, kalbinizin derinliklerine giden o temiz havayı...    Ruhun derinliklerine, beyninize nasıl mı oksijen gider?     

Hani bazen dertlerden boğuluruz, her şey üst üste gelir, bazen çıkmaz yola gireriz, debelenip dururuz düştüğümüz kuyularda, çaresiz, yorgun, endişeli oluruz. İşte böyle zamanlarda bizi anlayan bir dosta, candan bir arkadaşa ihtiyaç duyarız. O kişi bize nefes olur, oksijen olur, ışık olur. Onunla konuştuğumuz zaman deriz ya " ay ne iyi geldin, bak şimdi başka bir pencereden bakıyorum "veya " rahatladım, biraz olsun, açıldım iyi ki konuştuk" ...

İşte bu anlar, kalbimizin ve beynimizin  dosttan aldığı oksijenle, kirlenen ruhumuzun karbondioksidi salınım anıdır.    Bir de hem oksijen olan hemde şifa olan dostlar vardır. Bizleri yalnızca dinlemekle kalmaz, yol göstermekle yetinmez, asıl şifaları;  bizim ne demek istediğimizi anlayıp, bizim dile getiremediğimiz veya kelimelere dökemediğimiz, bir türlü cümlelendiremediğimiz derdin, dili olup, bizi şifalandırırlar. Bu şifacılar, çok az sayıdadır. Azlıklarından ötürü, çoğu insan şifasını falcılarda, astrologlarda, yaşam koçlarında ya da psikologlarda arar. Arar da, yine şifa bulamaz... Şifacı bizim derinlerimizi görür, tanır, o yabancı değildir, çünkü empatiyi bilir, zeka seviyesi yüksek, kültür düzeyi çok iyidir. Bundandır şifası...   

Şimdi bir süre düşünün, hayatınızda size nefes olan, derdinize şifacı olan kaç kişi var. Eğer yoksa, belki bir gün olur, varsa sıkı sıkı sarılın, ondan; nefes olmayı, şifacı olmayı öğrenin. Bugün refah seviyesi yüksek olan ülkelerde bile, insanlar intihar ediyor ve sebebi araştırıldığında ise; yalnızlıktan, dostsuzluktan olduğu kanıtlanıyor. Bir çok hastalığın da sebebi yalnızlıktır. Yaşlılar hastalıktan ölmüyor her zaman, konuşamamaktan, dinlenilmemekten ölüyor. Ergenler; çılgın değil, anlaşılmadıklarını düşünüyor. Çocuklar yaramaz veya saldırgan değil sadece konuştukları duyulsun istiyorlar. Özetle ifade edeyim ki, dost ol, dost edin, varsa sahip çık. Dinlemeyi öğren, empati yap, saygı duy, saygın ol...      

Tarihten bir söz ;  Tanrı'nın evi insanların yüreğidir. Siz bütün kötülükleri yüreğinize dolduruyor, sonra da Tanrı'ya koca koca evler yapıyorsunuz.  Cengiz Han Konuyla bağlantılı, tarif elbette ki olmalı!..

Naneli Limonlu Frozen

Malzemeler  1 adet limon 1-2 dal nane yaprağı 1 yemek kaşığı toz şeker Küp şeklinde buzlar Limon Frozen

Tarifi'nin Yapılışı Nane yaprağı ve toz şekeri blendıra koyuyoruz. Sonra da limonları kabuklarıyla birlikte küçük parçalar halinde kesiyoruz. Limon ve buzları da blendıra koyuyoruz ve blendırdan geçiriyoruz. Sonra bardaklara döküp üzerlerine soğuk su ekliyoruz. Buzları keyfinize göre iri veya küçük olarak ayarlayabilirsiniz. Soğuk su eklemeyip sadece buzlu olarak da içebilirsiniz. Afiyet olsun. Görüşmek dileğiyle.... 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüket Köker - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep'in Habercisi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep'in Habercisi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep'in Habercisi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep'in Habercisi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep'in Habercisi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (530) 461 99 27
Reklam bilgi

Anket Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu yarı final maçını kim kazanacak ?